Uç nokta

Velev ki bir akşam üstü, bir yerdesin ve yemek yedikten sonra tabağın kenarına usulca bıraktığın, henüz parmaklarının sıcaklığını taşıyan o çatal, kaşık, bıçak yahut dudaklarını silmek için kullanmış olduğun peçeteye, olur da bir erkek gelir, elini sürer, onları tabağın üzerine koymak amacıyla.. Parmaklarının kokusu parmaklarına siner..Parmaklarına sinmiş olan o kokun ile bilmeyerek elini dudağına götürür..Kokun dudağına düşecek olan o nefese değerse; bana neden öldürdün o adamı diye sorduklarında anlatırım; gülerler.Kokunu hiç bilmezler.