Mavi Vaha

Gözlerin bir mavi vahaydı çölde uçuşan
Serap taklidi, kumlar..
Usanmıștım zor geçen yolculuğumu anlatmaktan
Geceleri uyuyamamaktan
Ayaklarımın altında çatlak kenarlı uçurum
Koşarak atlardım sana, şeker gibi iri bir elmadan
Parmak uçlarıma kadar akan birkaç damla kandı aşk

Aklıma sen gelince sokağa çıktım sevinçten
Düşenlere sarıldım “dizlerim kanıyor ” diye ağlayan çocuklara
Ellerinden tutup bıraktım sonra, şaşırdın
Bu “bakışlarda” canımı acıtan bir şeyler vardı
Masumiyetin acısıydın
Ben bir tek o bakışı unutmamak için her şeyi hatırlamıştım
Sevişmiştik
Dışarda uçuşan yüzlerce balonun gölgesi vardı
Sevişmiştik
Kutsal bir törenin gereklerini yerine getirir gibi
Aklıma gelince gördüğüm her çocuğun üstünde
Bir gökkuşağı hayal ediyorum

Sonra bitti
Birlikte yazlıkları çıkaracaktık
Söz vermiştim saklayacaktım gözlerini de
Bir mavi vaha gibi çölde, kalıp fırtınaya karışacaktım
Herkese mutlu uykular demeyi öğretecektim saçlarına
Sonra bitti
Çocuk oldum bir daha, düştüm
Ağladım
Kaç adam, kaç kere kumlar altında kaldı
Sözler, aşk, her şey
Her şeyin son bir kere daha elinden tutamazdım
Keşke şeker gibi pamuktan bir adamdan doğaydım
Sonra bittik
Beyaz bir kardan kadın büyüdü yatağımda,
Örtülen kara, bir çarşaf gibi
Keşke dünyaya toz pembe bir kapıdan girilseydi dedim
Alice oldum sonra, ağladım
Beyaz tavşan bile beni ayıpladı
Sev dedim, sev
Ruhumu düşürdüğüm yer çok yüksekteydi
Ayı özledim, sonra seni
Keşke gölgesine razı bir güneş olaydım

Sonra bittik
Gözlerin bir mavi vahaydı çölde uçuşan
Serap taklidi, kumlar..
Bu fırtına kopar