Bir akşam(k)üstü

Sarayburnu sahilindeydik, kayalıklara oturuyorduk. Elleri ellerimde, başı ise omzumda idi. Hava kararmaya başlamıştı. Tek kelime bile etmiyorduk birbirimize. Öyle ki güzel susuyorduk.Maviliklere bakıyorduk. Deniz ve gökyüzü kadar ufku görülmeyen bir hissiyat naçizane bedenimde dolaşırken bana baktı. “Konuşmuyoruz dedi.” “Evet, yeterince konuştuk. Artık hissediyorum, yanımdasın.” diye cevap verdim.Gözlerimin içine baktı ve ellerimi daha sıkı tutup sustu. Bir, iki dakika sonra kısık bir ses tonuyla “ sevdiğimizden” dedim. Bana baktı tekrar. “Sevdiğimizden susuyoruz, sevdiğimizden sesimiz çıkmıyor.” dedim. Boynuma doğru sokuldu.Sarıldı.Ben ise gözüm alabildiğince ufuklara bakıyordum.İkimiz için gökyüzü ve deniz bir noktada birleşiyordu.Hiç birşeyin, hiç kimsenin önemi yoktu onun yanındayken. Esrarengiz bir şekilde tenimi ve zihnimi meşgul ediyordu.Bende öylesine bir hayranlık uyandırıyordu ki daha çok sevmeme sebebiyet veriyordu.Şimdi ise uzağıma düştü, sıra konuşmaya geldi tekrar. Yaşamı onu bekleyerek güzelleştiriyorum adeta.Sözcükler sevgimi anlatacak kadar güçlü değiller. Ama hisler bunu fazlasıyla anlatmama yardımcı oluyor.